Haberler
YÜKSEK KUR, REEL SEKTÖRÜ İŞLERİ DÖNDÜREMEZ DURUMA GETİREBİLİR | Ahmet AKIN | Yeminli Mali Müşavir | Resmi Web Sitesi
YÜKSEK KUR, REEL SEKTÖRÜ İŞLERİ DÖNDÜREMEZ DURUMA GETİREBİLİR
Tarih : 17.10.2011 11:29:27 | Okunma Sayısı : 354
Uluslararası pazara açık ekonomilerde döviz kurlarında meydana gelen değişmeler temel ekonomik göstergeleri etkileyebilir. Makro ekonomik performans açısından faiz oranı ve döviz kurlarındaki değişikliklerin önemi büyüktür. Yurt içi faizler yükseldiği zaman yerli finansal varlıklara talep artar, döviz arzı fazlalaşır ve ulusal para değer kazanır. Yükselen faiz oranlarının işletmelerin finansman maliyetlerini yükseltmesiyle karlar azalır. Nakit akışı yavaşlar firmaların borç yükü artar ve kredilerin geri ödeme sorunu ortaya çıkar. Bu tablo, kötümser beklentilere yol açar ve ülkenin parası değer kaybeder. Unutulmaması gerekir ki, 2008 yılındaki küresel ekonomik kriz ABD’deki emlak piyasasındaki kredi geri ödemelerinin yapılamaması nedeniyle kalitesizleşen, güvenilirliği düşen ve risk primleri yükselen finansman araçları ile başlamıştır.

Ahmet AKIN – Yeminli Mali Müşavir

     Uluslararası pazara açık ekonomilerde döviz kurlarında meydana gelen değişmeler temel ekonomik göstergeleri etkileyebilir. Makro ekonomik performans açısından faiz oranı ve döviz kurlarındaki değişikliklerin önemi büyüktür. Yurt içi faizler yükseldiği zaman yerli finansal varlıklara talep artar, döviz arzı fazlalaşır ve ulusal para değer kazanır. Yükselen faiz oranlarının işletmelerin finansman maliyetlerini yükseltmesiyle karlar azalır. Nakit akışı yavaşlar firmaların borç yükü artar ve kredilerin geri ödeme sorunu ortaya çıkar. Bu tablo, kötümser beklentilere yol açar ve ülkenin parası değer kaybeder. Unutulmaması gerekir ki, 2008 yılındaki küresel ekonomik kriz ABD’deki emlak piyasasındaki kredi geri  ödemelerinin yapılamaması nedeniyle kalitesizleşen, güvenilirliği düşen ve risk primleri yükselen finansman araçları ile başlamıştır.

     Kurların yükselmesi de, işletmelerin borçlanma maliyetlerini artıracağı gibi talebi de daraltacaktır. Yatırım kararları ve tüketici harcamaları zorlaşacaktır. Türkiye’deki kamu ve özel sektörün dış kaynaklardan sağladığı döviz karşılığı kredilerin olağanüstü boyutlarda olması, enflasyon beklentisi ve risk algılamalarını değiştirerek, risk primlerini artıracaktır. Nitekim, T.C. Merkez Bankası hedef enflasyon beklentisinde yüzde 2-3 oranında bir artış olacağını örtülü bir şekilde ifade etmektedir.

     Bugünlerde en çok sorulan soru:Söylenenlere ve yazılanlara göre ABD’de ekonomi kötüye gidiyor. Peki, Dolar neden değer kazanıyor?  Bu sorunun yanıtı çok basit. Çünkü, Amerikan Doları halihazırda dünyada güvenilirliği olan tek rezerv para. Avro’nun ne olacağı belli değil. Belki de ortadan kalkacak. Çin’in Yuan’ı ise kapalı kutu. Bu bakımdan, Dolar güvenli liman olarak görülmeye devam ediliyor.

     ABD’nin işsizlik, Avrupa Birliği’nin borçlanma krizi ile boğuştuğu bugünlerde, Türkiye ekonomisi kamu maliyesindeki güçlü rasyoları nedeniyle ekonomik fırtınadan büyük ölçüde korunabilmektedir. Tedirginlik yaratan en önemli konular yüksek cari açık ve enflasyondur. Türkiye ekonomisinde büyümenin 2011’in ikinci yarısında duracağını ve azalacağını söylemek için bilge olmaya gerek yok. Ekonomik küçülme doğal olarak reel sektörde de sorunlar yaratacaktır. Sürekli olarak, devletin ve özel sektörün borçlanmasıyla sağlanan büyüme ve halkın da borçlanma limitlerinin kapasitesinin çok üzerine çıkması tehlike sinyalleri vermektedir.    

     Merkez Bankası’nın Dolar kurunun artışını sınırlandırmak için yüksek tutarlarda piyasaya Dolar sürmesi pansuman tedbirlerdir. Esas olan piyasa faktörüdür. Sizin dışınızda gelişen sorunlara müdahale şansınız yoktur ya da çok sınırlıdır.

     Kısa vadede Türkiye ekonomisinin bir krize gireceğini düşünmek doğru olmaz. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı tarafından yaklaşık on yıldır sürdürülen sistemin bir müddet daha devam ettirilmesi şansı vardır. Nakit akışının sağlanması konusunda bugüne kadar yapılanlara baktığımızda, yüksek oranda iç ve dış borçlanma, özelleştirme adı altında talan edilen kamu varlıkları yani halkın serveti ile doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile sıcak para girişlerini görüyoruz. Yani, değirmenin suyunun nereden geldiği belli. Likiditenin fazlalığının ve yüksek faizin yaratacağı borçlanma kolaylığı, başta 2B orman arazileri olmak üzere özelleştirilecek çok sayıda kamu varlığının ve hakkının sıraya alınması ve batıdan doğuya kayan sermayenin geçiş yolunda bulunan Türkiye’nin yabancı sermayeden pay alma şansının bulunması, aynı düzenin devam edeceğini göstermektedir.

17.10.2011

 


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

    Bu habere henüz yorum yapılmamış.

 
Anasayfa              |               İletişim            |              Giriş Sayfam Yap              |              Sık Kullanılanlara ekle              |              Gizlilik İlkeleri
 
  Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz. ahmetakin.com.tr Copyright 2011-2026 Tüm hakları saklıdır.

URA MEDYA